Genç Çiftçinin Yarattığı Marka: Portakalbahcem.com

CNN Türk’te Cem Seymen’in programlarını sık sık izlerim. Cem Seymen yoğun bir şekilde gençlerin tarım ve hayvancılığa olan ilgisizliğinden yakınır. İşte bugün sizinle, Cem Seymen’i de mutlu edeceğine inandığım, bir başarı hikayesini paylaşmak istiyorum. Konuğum Portakalbahcem.com‘un kurucusu Mete Apaydın.

Mete merhaba, nasılsın? Seni ve Portakalpahcem.com ‘u tanımayanlar için biraz bilgi verebilir misin?
Teşekkür ederim Ozan. 30 yaşındayım. İstanbul’da mühendislik eğitimi aldım. Endüstri mühendisiyim. Çocukluğumuzdan beri portakal bahçelerimizin içinde büyüdüm. İstanbul’daki ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite eğitimimi tamamladıktan sonra Finike’ye döndüm. Dedelerimiz yaklaşık 100 yıl önce pamuk tarlalarını sökerek yerine Rodos Adası’ndan geldiği söylenen portakal fidanlarını dikerek narenciye üretimine başladı. Ben, uzun nesillerden beridir Finike’de çiftçilikle uğraşan ailemizin şu andaki kuşaklarındanım. Bu zaman içerisinde portakal, limon, greyfurt ve mandalina cinslerinin üretimi yapıldı. Yaklaşık 25 yıl önce ise nar üretimine başlandı. Dedelerimizin yıllar önce yaptığı satış şeklini değiştirerek günümüz teknolojisiyle birleştirerek ve çağımıza uyarlayarak bu lezzetli ürünleri tüm Türkiye’ye pazarlamayı amaçlayan genç, Finikeli bir çiftçiyim. Benim işim çiftçilik. Şu anda da en iyi bildiğimiz işi yapmaktayım.

İstanbul’daki eğitimimi tamamladıktan sonra Finike’ye geri döndüm. Toprakla büyümüş biri olarak bahçelerimizle ilgilenmeye başladım. Bahçelerimizdeki ürünleri İstanbul’daki arkadaşlarımıza gönderiyorduk, çok beğeniliyordu. Marketlerden satın aldıklarından çok daha lezzetli olduklarını söylüyorlardı. Ne yazık ki marketlerde ya da pazarlarda Finike portakalı diye satılan portakalların büyük bir kısmı Finike’den değil. Birçok kişi Finike portakalı diye farklı yörelerin portakallarını yedi ve lezzetinden memnun kalmadı. Biz de sulu ve kendine has aroması olan, bahçelerimizde özenle yetiştirdiğimiz bu lezzetleri Türkiye’de her yere ulaştırmayı düşündük. Projenin ilk fikirleri 2008 yılında ortaya çıktı. 3 sene boyunca proje üstünde değerlendirmeler yaptık. Fikrimizi olgunlaştırdık ve fizibilite çalışmalarımızı da devam ettirdik. Yaklaşık 4 yıllık bir çalışmadan sonra 2013 yılının Ocak ayında Portakalbahcem.com’u devreye aldık.

Aradan geçen 2,5 yılda işler nasıl gidiyor? Bu işe başlarken hedefleriniz neydi, ne kadarına ulaşabildiniz?
Biz bu işe başlarken 5 ve 10 yıllık hedefler oluşturduk. İlk 3 yıllık hedefimize ilk iki yılda ulaştık ve tabii ki önümüzdeki yıllardaki hedeflerimizi daha da büyüttük.

Satışlarınızda sezonsallık etkisini kırmak için ne gibi aksiyonlar alıyorsunuz? Gördüğüm kadarı ile reçel, kurabiye gibi ürünler de satıyorsunuz? Bu ürünlere ilgi nasıl?
Portakalbahcem.comNarenciye özellikle kışın tüketilen bir meyve grubu ve bizim esas ciromuzu portakal satışımız karşılıyor. Yazın da Valencia cinsi portakal satıyoruz. İnsanlar yazın portakal yemeye alışkın değiller ama bizim üyelerimiz yani bu işi bilenler diyelim artık yazın da oldukça fazla portakal siparişi veriyor. Yaz dönemine özel bir limon cinsimiz mevcut, kokulu limon. Kokulu limonun limonatası müthiş oluyor ve biz yazın bu ürünümüzü ön plana çıkartıyoruz. Kokulu limonu Türkiye ile tanıştırdık diyebilirim ve bu ürüne ilgi her geçen gün artıyor. Bunun yanında reçellerimize ve kurabiyelerimize de söylediğin gibi ağırlık veriyoruz.Yaz için daha çok sezonunda dalından toplayarak sıktığımız meyve sularımız öne çıkacak bu sene.

Tüm satılan ürünleri siz mi üretiyorsunuz? Yoksa Finike’deki veya bölgedeki başka üreticilerden de ürün alıyor musunuz?
Topraklarımız büyük dedemden kalma. Ürünlerimizin tamamını kendi bahçelerimizden temin ediyoruz. Reçel, kurabiye ve meyve suyu gibi ürünlerimizin de tamamı ev yapımı. Ürünlerimizin hiçbirinde kesinlikle katkı maddesi kullanmıyoruz. Kurabiyelerimizi sipariş üzerine hazırlıyoruz ve aynı gün özel ambalajında taze olarak gönderiyoruz.

Tüm ticari kazancınızı e-ticaretten mi elde ediyorsunuz? Yoksa fiziksel ticaretiniz de var mı?
Portakalbahcem.comE-ticaret asıl odaklandığımız alan. Tabii ki tüm üretimimizi buradan satabilmek için biraz daha zamana ihtiyacımız var. Fakat hayalimiz tam olarak bu. Bu anlamda diğer çiftçilere de örnek olmak istiyoruz. Bu e-ticaret fırsatını, devrimini ya da adına ne dersek diyelim çiftçinin ve müşterinin kazanacağı şekilde hep birlikte değerlendirmemiz gerekiyor. E-ticaret kanalıyla satışın dışında diğer çiftçiler gibi biz de mahsüllerimizi tüccarlar aracılığı ile satıyoruz.

Toptan ve kurumsal satışlarınızın toplam ticaretiniz içindeki payı nedir? Bu konuda neler söylemek istersin?
Kurumsal satış üzerine bu güne kadar cok eğilmedik çünkü hizmet kalitemizi bozmak istemiyorduk. Simdi kurumsal satış için de operasyon yapımızı iyileştirdik ve artık hazırız. Teknolojik altyapımızı, ekibimizin eğitimini gün geçtikçe daha da iyileştiriyoruz. Daha hacimli siparişleri kalitemizi bozmadan karşılayabiliyoruz. Önceliğimiz 1 paketi de 1.000 paketi de aynı standartta yerine ulaştırmak. Kurumsal satışımız perakende satışımızın yaklaşık %10’u kadardı. Bu rakamın 2016’da %40’ları bulacağınız düşünüyoruz.

Kaç kişilik bir ekip (birlikte çalıştığınız ajanslar dahil olmak üzere) bu işte çalışıyor? Görev dağılımı nasıl?
Portakalbahcem.com tarafında sezona ve yoğunluğa bağlı olarak degişmekle birlikte yaklaşık 15 kisilik bir ekiple operasyonu yürütüyoruz. Bu rakama bahçede mahsulu toplayanlar dahil değil. Ajans tarafinda 5 kisilik bir ekip reklam yönetiminden, kampanyalara; sosyal medya yönetiminden tasarımlara kadar iletişim yönetimimizi gerçekleştiyor. Ajansımız bizim aynı zamanda e-ticaret danışmanlığımızı da yapıyor. Toplamda 20 kisilik bir ekibimiz var aslında.

Geleceğe yönelik planlarınız nedir? Neler paylaşmak istersin bizlerle?
Asıl hedefimiz Portakalbahcem.com’un Finike’ye katkı sağlaması. Geçmişte tüketilen fakat günümüzde pazar endişesi ve verimlilik kaybından dolayı ihmal edilmiş birçok cinsi yeniden dikiyoruz. Unutulmuş fakat unutulmaması gereken cinsler var. Bunlara örnek olarak; kokulu limon, kırmızı limon, şeker portakalı, yafa portakalı ve şadoksu sayabiliriz. Bu cinsleri bahçelerimizde yeniden yetiştiriyoruz. Tüm Türkiye bizi çok sevdi ve tabii ki biz de onları 🙂 Bunu büyütmeyi, bizi daha çok insanın duymasını çok istiyoruz. En iyisini sunabilmek için çalışıyoruz. Online manav olmak istemiyoruz. Birilerinden ürün alıp satmıyoruz. Kendi mahsullerimizi nasıl dalından koparıp keyifle tüketiyorsak aynı keyfi herkesin yaşamasi için yola çıktık ve devam ediyoruz 🙂

E-ticaret sektörü sürekli büyüyen bir sektör. Hemen hemen aradığınız her şeyi bulabiliyorsunuz. Henüz ilk yılımızda  e-ticaret kategorisinde Altın Örümcek Ödülü aldık. Türkiye’nin en iyi e-ticaret sitesi seçildik. Birçok güçlü sitenin de finale kaldığı bu kategorideki birincilik ödülü bizleri çok mutlu etti. Türkiye’de binlerce e-ticaret sitesi mevcut fakat bizim iş modelimizde e-ticaret yapan ilk proje Portakalbahcem.com. Bu da bizi sürekli canlı tutan bir motivasyon. Hep ilkleri yapmaya devam etmek icin çabalıyoruz.

Eklemek istediğin başka bir nokta var mı?
Çok teşekkür ederim.

Değerli paylaşımların için ben teşekkür ederim Mete. İlerleyen dönemde tekrar görüşmek üzere. Finike’ye yolum düşerse mutlaka ziyarete geleceğim 🙂
Her zaman bekleriz. Tekrar görüşmek dileğiyle.

Etiketler