Yaşlıların Yeni Teknoloji Karşısında Geride Bırakılmış Hissetmemeleri Nasıl Sağlanabilir?

İngiltere’de 16 ile 24 yaş aralığındaki bireylerin %95’i akıllı telefon kullanırken bu oran 75 yaş üstündekiler için %20’lerde. Dijital teknolojiler çok hızlı değişiyor, çıkan teknolojilerin modası çok çabuk geçiyor ve yeni çıkan cihazların nasıl kullanılacağını öğrenmek için biraz zaman harcamak gerekiyor. Bu, konu iletişim olduğunda yaşlı bireylerin çoğunun neden en iyi bildikleri yöntemlere başvurduklarını açıklıyor; bu da, mesaj atmak ya da sosyal medya güncellemesi yapmak yerine genellikle sabit hatlı telefonlardan aramak anlamına geliyor.

Ancak bu böyle olmak zorunda değil. Geçtiğimiz günlerde meslektaşım Massimo Micocci ile birlikte yaşlı bireylerin yeni gelişmelerden sıkça haberdar olmasını sağlayacağını umduğumuz modern bir cihaz geliştirdik. Akıllı materyallerden ve tasarım metaforlarından yararlanarak yeni teknolojiyi daha erişilebilir kılmak istiyoruz.

Yaşlı bireylerin anlık mesajlaşmaya erişimleri olmadığında, aile ve arkadaşların sevdiklerinin sağlığını kontrol etmeleri yapılacak aramaya veya ziyaretlere bağlı oluyor. Ve bunu günde bir veya daha fazla yapmak uygulanabilir ve istenebilir olmayabilir. Benzer bir şekilde, yaşlı bireyleri yalnızca iyi olduklarını duymak için her sabah ve akşam aramak rahatsız edici de olabilir. Bireylerin evlerindeki hareketlerinin kaydını tutan özelleştirilmiş izleme cihazları alınabilir, ancak bu çoğunlukla mahremiyet ihlal ediliyormuş gibi hissettiriyor.

Tüm bunları düşünerek yaşlıların nasıl olduklarını ailelerine yayınlayabilecekleri, sosyal medya güncellemesine benzer bir şey geliştirdik. Geliştirdiğimiz cihaz (ki bunu ticari amaçlarla değil araştırma motivasyonuyla geliştirdik), analog bir radyo gibi görünüyor. Ancak cihaz kullanıcıların eylemlerini giyilebilir kalp sensöründen aldığı verilerle aktarıyor; bunu eğlenceli bir yolla yapıyor ve verileri yalnızca seçilen takipçilerle paylaşıyor.

Bilgiler, yapılan aktivitenin ne kadar enerji gerektirdiğini de içeriyor. Cihaz; kişilerin bahçecilik gibi aktif eylemler gerçekleştirdiğini veya kitap okumak gibi rahatlatıcı ve dinlendirici aktiviteler yaptığını algılayıp iletebiliyor.

Cihazı görüldüğü anda tanıdık hisler veren bir formda tasarlarken tasarım metaforları prensibini kullandık. Pek çok insan, daha önce kullandığı cihazları kullanmayı daha kolay buluyor. Bilişsel psikolojide buna çıkarımsal öğrenme adı veriliyor ve kişinin sahip olduğu bilgileri yeni bir bağlamda uygulaması anlamına geliyor. Radyo şeklindeki cihazın tasarımı, radyodan oldukça farklı işlevleri olsa da, daha önceden sahip olunan bilgilerle kullanıcıların cihazı algılayışını kolaylaştırıyor.

Kişilerin yaşlı aile üyelerini izleyebilmesini sağlayan pek çok farklı sistem var. Ancak bunlar genellikle pasif cihazlar ve yaşlı bireyler çoğunlukla evlerinde bulunan kameralar ve sensörler aracılığıyla gözlemleniyor. Bu cihazlar tamamen aktif de olabiliyor: örneğin, yaşlıların yaptığı şeyi bırakarak anında cevap vermesini gerektiren cep telefonları da var.

Ürettiğimiz cihaz, tüm bunların yerine kişilerin istedikleri iletişim düzeyini seçebilmelerini sağlıyor. Arka planda çalışıyor ve kişilerin evlerinde çekilmiş fotoğrafları gibi detaylı bilgileri paylaşmıyor. Böylece de diğer kişilere nasıl olduğunuzu bildirmek için daha az rahatsızlık verici bir seçenek haline geliyor.

Aynı zamanda cihazın anlaşılmasının, yorumlanmasının ve hatırlanmasının çok kolay olmasını istedik. Bu nedenle yazı veya imgeler gösteren bir bilgi ekranının yerine akıllı materyaller adı verilen ekranı yaratmak istedik.

‘Radyo’ yalnızca bir prototip, ancak yenilikçi materyallerin ve tanıdık cihazların kombinasyonunun yaşlanan kullanıcıları yeni teknolojilere adapte olmaları için teşvik edebilmek konusunda başarılı olabileceğini anlamamızı sağladı. Bu yolla, akıllı materyaller ve tasarım metaforları dijital uçurumun doldurulmasına yardımcı olabilir ve yaşlı tüketiciler arasında yeniliği teşvik edebilir.

Etiketler