Gerçek Bulut Firması NetSuite’in Eski CEO’su Zach Nelson’dan 5 Öğüt

Zach Nelson her şirketin bir bulut firması haline gelmesini istiyor. Ve bahsettiği bu firmalar, yalnızca teknoloji firmaları değil.

Oracle’ın düzenlediği CloudWorld konferansında konuşan Nelson, “Eğer buluttan yararlanmak için kendi işletme modelinizi kurmuyorsanız çok yakın bir gelecekte işsiz kalabilirsiniz.” dedi. Oracle Kasım ayında 9.3 milyar dolara NetSuite’i satın almış, Nelson da Oracle’ın bulut stratejileri departmanının genel müdür yardımcısı konumuna getirilmişti.

Nelson’un bunu söylemekteki temel amacı şirketlerin bulut temelli yazılım satın almaları gerektiği değil. Söylediği şey, aslında köklü kurumların işletmelerini bir şekilde internete bağlamaları gerektiği. Böylece ayakkabıcılar, ajanslar ve kitapçılar gibi fiziksel işletmeler de temel ürünleri ve hizmetleri yanı sıra veri tabanlı dijital bir hizmet de sunabilecek hale gelebilir.

Nelson neden bahsettiğini çok iyi biliyor. NetSuite’in ilk başarılı bulut yazılım sistemi olduğu aşikar. Şirket şimdilerinde sektörü domine eden hizmet üzerine yazılım modelinin öncülüğünü yaptı demek yanlış olmaz. NetSuite, Oracle bünyesi içerisinde kendine ait uygulamaları satmaya devam edecek ve ayrı bir işletme olarak varlığını sürdürecek. Şirketin işletme yönetimi uygulamalarını kullanan 40.000’den fazla müşterisi var.

Bu bakış açısıyla Nelson, NetSuite’e rehberlik ettiği son 15 yıl içerisinde edindiği tecrübeler ışığında çıkardığı 5 dersi paylaştı:

1. Her şirket bir bulut şirketidir.

Bundan 10 yıl önce Nelson, Filipinler’e giderken yine bu argümanı savunuyor ve aklına gelen en çılgın örneklerden bahsederken otlak alanların bile birer bulut firması haline gelmesi gerektiğini öne sürüyordu. Nelson’a göre bu harekete karşı direnen şirketler, eninde sonunda sektörde bu kavramı anlayan rakipleri tarafından alt edilecekler.

2. Hibrid işletme modellerini benimseyin.

Nelson, “Hayat eskiden çok basitti.” diyor. Şirketler sunduklarını ürün veya hizmet havuzuna kolaylıkla uydurabiliyorlardı. Ancak bugün çiftlik ekipmanları üreten bir firmanın yalnızca harika bir traktör üretmesi yetmiyor; aynı zamanda online yoldan elde ettiği bağlantıları da arşivlediği veriyi de işletmesinin önemli bir parçası haline getirmesi gerek. Mesela firma traktör kullanımı üzerine derlenmiş veriyi çiftçilere satabilir mi?

Bu hibrid modellerde genelde en büyük sorun faturalandırma oluyor. Uzun zamandır ürün üreten bir firma müşterilerinden üyelik bedeli aldığı zaman muhasebe sisteminde gelir kalemleri farklılaşıyor. “Kulağa sıkıcı gelebilir, ancak bu olay gerçekten de bir sonraki nesil işletme modellerinin kalbini oluşturuyor.”

3. “Omnichannel” deneyimler sunun.

“Omnichannel aslında önemli bir perakende terimi. Müşterimi nerede olsa tanırım anlayışını temsil ediyor. Aslına baktığınız zaman bu sadece perakendenin değil, her sektörün bir sorunu haline geldi.”

NetSuite şirketlerin omnichannel kavramı ile boğuştuğunu fark ettiğinde müşterilerin, ortaklarının ve müşteri temsilcilerinin tarayıcıları üzerinden verinin farklı açılarını görebilmesi için olanak sağladı. Böylece tekil bir veri tabanı üzerinden şirketlerin ihtiyacı olduğu veriyi görebilmelerine imkan tanıdı.

4. Veri toplamanın gücününden faydalanın.

“Bulut firmalarının ikinci jenerasyonuna bakarsanız, hepsinin bu şekilde oluştuğunu göreceksiniz.” diyor Nelson. Havalı bir uygulamanızın olması giriş için bir engel oluşturmuyor – rakipler her daim yeni uygulama fikirleri ortaya çıkartıyor. Bu işte zor olan bir web firmasının kullanıcı davranışından elde ettiği datayı uyumlu hale getirmek – özellikle bu data devasa bir ölçeğe ulaştığı zaman.

NetSuite’in her çeyrekte 4 milyonu aşkın tekil üye girişi var; müşterilerini günde ortalama 9 terabitlik data yüklüyor – bunlara yeni siparişler, stoklar ve faturalar da dahil. NetSuite bireysel şirket verileri ile ilgilenmiyor, ancak hareketliliğin tamamını yorumlayabiliyor. “Hepinizin verileri kullanıclara geri verebileceğiniz esneklikte işleri var. Farklı değerleri bugün aklınıza gelmeyen şekilde sunmanız mümkün.”

5. Değişmeyen tek şey değişimdir.

NetSuite kurucusu ve CTO’su Evan Goldberg, daha işin başındayken bulut yazılımının şirketlerin değişen ihtiyaçlarına göre tasarlanmış olması gerektiğinin farkındaydı.

Şirketin SuiteCloud isimli platformu kullanıcılara NetSuite aplikasyonu üzerinden komplike değişiklikler yapmalarına olanak sağlıyor. Bununla birlikte programcılar da uygulamaya genelgeçer JavaScript geliştirme dili üzerinden erişebiliyorlar. Bu değişiklikler meydana geldiğinde ise kodlar bozulmadan uygulama otomatik olarak güncelleniyor.

Tam olarak bu da, Nelson’ın “değişime meyilli mimariye” sahip bir şirket yaratma kültürüne güzel bir örnek. Bulut da bu kültürün bir parçası, çünkü şirketlere ihtiyaçları olan esneklik payı ile birlikte hareket etme imkanı tanıyor. “İşletmenizi müşterilerin ihtiyaç duyduğu hızda ilerletemezseniz başkası işinizi elinizden alır.”

Etiketler