Zum, Çocuklar İçin Talebe Dayalı Sürüş Hizmeti Sunuyor

Fast Company yazarı Jessica Hullinger teknoloji sayfasındaki yazısında Uber benzeri çalışan ve çocuklar için talebe dayalı (on-demand) sürüş hizmeti veren Zum’u inceledi.

Çocuklar için talebe dayalı sürüş hizmeti veren Zum’um CEO’su Ritu Narayan, eBay’de ürün yöneticisi olarak çalışırken diğer pek çok çalışan ebeveynin ortak sorunuyla karşı karşıya gelince aklına etkili bir çözüm gelir. Narayan Zum’um ortaya çıkış hikayesini şu şekilde anlatıyor:

“İki çocuğumu da evden okula arabayla getirip götürürken aynı anda birkaç yerde olmam gerektiği baskısını hissettim. İhtiyacım olan evde bir yardımcı veya çocuk bakıcısı değildi. Ancak çocukları okuldan alacak, etkinliklere götürecek ve işteyken onlarla birlikte evde kalacak güvenilir birini bulmak oldukça zordu.”

Benzer sorunları diğer ebeveynlerin de yaşadığını fark ettiğinde konuyla ilgili aksiyon almaya karar veren Narayan, Zum’u kurdu. 5-15 yaş aralığındaki çocuklar için talebe dayalı sürüş ve bakım hizmeti veren Zum, geçtiğimiz günlerde beta sürecinden çıktı. Zum mobil uygulaması ile kullanılabilen hizmette aileler aynı Uber’de olduğu gibi tek bir tıklama ile çocukları için bir sürücü bulabiliyor. Uygulamada sürücünün ve aracın fotoğrafının yanı sıra sürücünün kişisel bilgileri de yer alıyor. Aileler aracın konumunu takip edebiliyor ve çocuklarının ne zaman alınıp ne zaman bırakıldığını izleyebiliyor. Ödeme ve değerlendirme süreçleri uygulama üzerinden yapılıyor.

Zum oldukça faydalı ve kullanımı kolay bir uygulama olsa da oldukça zorlu bir engelle yüzleşmiş: Aileler çocuklarını tanımadıkları birinin getirip götürmesini ister mi? Çocuk bakımı konusundaki tercihlerin inanılmaz kişisel olduğunu ve pek çok ailenin çocuğunu potansiyel bir bakıcıya teslim etmeden önce onu tanımak istediğini biliyoruz. Narayan, “Ailelerin çocuğunu birine emanet etmesi kolay bir karar değil. Bu kararı almaları için gerçekten güvenmeleri gerektiğini biliyorduk,” dedi.

İlk başlarda aileler Zum sürücüleriyle çalışmadan önce tanışmak istemiş. Ancak Narayan bunun etkili bir çözüm olmadığını fark etmiş. Sürücüleri kontrol edecek daha kati bir yol arayan Narayan bu sebeple “Zumer” adını verdiği ve ailelerin endişelerini giderecek sürücü profilini tasarlamış. Zumer adı verilen sürücüler kesinlikle 21 yaşın üzerinde ve en az 3 yıllık sürücü deneyimine sahip adaylardan seçiliyor. Ayrıca herhangi olumsuz bir sicilinin bulunmaması gerekiyor. Detaylı incelemeden geçen adayların çocuk bakımı tecrübesinin bulunması da zorunlu. Zumerlar kendi araçlarını kullanıyor ve bu araçlar Zum tarafından düzenli olarak teftiş ediliyor. Sürücü hareketleri uzaktan kontrol ediliyor ve şirket sürücü ve yolculara 1 milyon dolarlık sigorta yaptırıyor. Araçlarda küçük çocuklar için bebek koltuğu da bulunuyor.

Zumerlar güven sorununu bir nebze çözmüş olsa da Zum’un karşısına çıkan bir diğer sorun her seferinde çocuğunuzu yeni birine emanet edecek olmanız. Bu sorun için Narayan bulduğu çözümü şöyle dile getiriyor:

“Her seferinde rastgele biriyle çalışmak aileler için zorlu bir karar. Çözüm ise belli. Her aileye vardiyalı çalışan ve 6 bakıcıdan oluşan bir sürücü havuzu sağlanıyor. Böylece hem çocuklar sürücüleri tanımış oluyor hem de sürücüler ailelerin özel ihtiyaçlarını ve rutinlerini öğrenmiş oluyor.”

Deneme programına geçen Temmuz ayında Bay Area’da başlayan Zum’un müşteri listesinde şimdilik 500 civarında aile bulunuyor. Bu ailelerden %90’ı her hafta ve %40’ı her gün Zum hizmetini kullanıyor. Aynı bölgede 8 yaş ve üzeri çocuklar için benzer hizmeti veren Shuddle’dan farklı olarak Zum, 5-8 yaş arasında çocuğu olan ailelere de hitap ediyor. Ayrıca Zum çocuk bakım hizmeti de sunuyor. Çocuklarınız alınmadan önce veya sonra ilgilenilmeye ihtiyaç duyuyorsa Zumer’lar çocuğunuza göz kulak oluyor. Narayan, “Aileler için talebe dayalı güvenilir bir platform inşa ediyoruz,” diyor.

Zum’u farklı kılan özelliklerinden bir diğeri ise sürücülerle aileleri aralarındaki uyuma göre eşleştiren ve kendi kendini geliştiren bir algoritmasının olması. Narayan, “ Ailelerin erkek mi yoksa kız çocuğu mu var diye bakıyoruz. Çocukları basketbola ilgi duyuyorsa basketbol geçmişi olan veya basketbolu seven bir sürücünün iyi bir tercih olacağını biliyoruz. Belirli bir etkinlikle ilgili konuştuklarında aralarındaki bağ daha derin oluyor. İnsanları ekibimize katarken bu tür bilgileri veri tabanına aktarıyoruz ve böylece eşleşme sağlamak daha kolay oluyor.” diyor.

Aileler mobil uygulama üzerinden sürücünün görebileceği talimatlar bırakabiliyor. Sürücüyle bir sorun yaşanması durumunda bir daha eşleşmek istemediklerini de belirtebiliyor. Narayan bu tür bir durumun hiç yaşanmadığını dile getiriyor.

Global Blood Therapeutics Inc.’de ruhsatlandırma biriminde çalışan Dara Wambach, çalışma saatlerinin 8 yaşındaki kızını haftalık etkinliklerine götürmeye müsaade etmediğini ve bu sebeple Zum’a güvendiğini dile getiriyor. Wambach; “Okuldan erken çıktıklarında toplantılarımı iptal etmek zorunda kalmayacağımı bilmek çok rahatlatıcı. Okul yönetimine kimin geleceğini söylüyorum ve her seferinde aynı kişi geliyor. Kızım onu almaya geleni tanıdığı için de çok mutluyum.” diyor.

Zum, çocuk bakımı denkleminde her iki tarafa da fayda sağlıyor. Çocuk bakımı sunan kişiler iş sahibi olurken aileler de belirli bir saat çalıştırma şartıyla sürücü kiralamak yerine sadece yolculuk başına ücret ödüyor.

Yolculuklarda ücret gidilen mil başına belirleniyor ve bu oran tek çocuk için 16 dolar, ortak kullanımlarda ise çocuk başına 8 dolardan başlıyor. Yolculuk öncesi veya sonrasında bakım hizmeti almak isteyenler 15 dakika için 6 dolar ödüyor. Sürücüler günde 5-6 saat çalışarak ayda 2.400 dolar civarında para kazanıyor. Bahşiş usulünün desteklenmediğini belirten Narayan, sürücünün davranışlarının alacağı bahşişe endeksli olmasını istemediklerini dile getiriyor. Zumer’lar araç bakımı ve yakıt masrafını üstlense de çalışma saatlerini kendileri seçebiliyor ve uygun olmadıklarında çalışmama hakkına sahipler. Sürücülerden biri olan Jennifer Wong, saat başına 25 dolar kazandığını belirtiyor.

Artık herkesin kullanımına açık olan Zum, Chicago, New York ve Washington D.C gibi şehirlerin de aralarında bulunduğu 14 şehre açılmadan önce Bay Area’da yaygınlaşmayı hedefliyor.

Etiketler