Metro Geçişlerinde Telefonunuz ile Ödeme Yapmanın İklim Değişikliğini Engelleyebileceğini Biliyor Muydunuz?

Emisyonları azaltmak adına 81 şehir, bu hafta MasterCard’la iddialı bir ortaklığa başladığını duyurdu.

Toplu taşıma biletinizi telefonunuz aracılığıyla satın almak size sadece zamandan kazandırmaz, aynı zamanda büyük paralar kazanmanıza da yardımcı olabilir.

Geçtiğimiz hafta tam olarak 81 şehir, Mastercard ve C40 iklim liderliği ağı ile ortaklığa giderek kitlesel ulaşım sistemlerini nakitsiz ödemeye dönüştürebilmek adına güçlerini birleşti. Bu ortaklık, Paris’te düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı‘nda duyuruldu.

Toplu taşıma sistemlerini geliştirmek adına MasterCard, ödeme süreçleri ve ilgili farklı hizmetler sunarak halihazırda 30’u aşkın şehir ile anlaşmış durumda. Örneğin, Londra’da artık metroda yolculuk yapmak için akıllı telefonunuzu kullanabiliyorsunuz. MasterCard, 2016’nın başlarında ise Long Island Raylı Sistemleri için mobil bilet firması olan Masabi ile anlaşarak biletlendirme altyapısını tamamiyle yeniden yapılandırmayı planlıyor.

MasterCard, toplu taşıma üzerinde ortalama bir yolculuğun bedelinin yüzde 15’inin, yalnızca ödemeye harcandığını tespit etmiş durumda. Bilet makinaları, personeli ve kağıt biletleri yerine; teknolojik bileklikler, akıllı telefonlar ve temassız ödeme kartları getirerek hem verilen hizmet hızlandırılabilir, hem de tasarruf yapılabilir.

The Huffington Post’a konuşan MasterCard Kurumsal Ortaklıklar Müdürü Hany Fam, “Maliyetlerin üçte ikisinden fazlasını azaltabileceğimize inanıyoruz.” diyor. “Bu maliyet tasarrufu da karbon emisyon zorlukları kapsamında yeniden yapılandırılmakta olan şehirlere büyük katkı sağlayacak.”

Eğer şehirler, enerji verimliliği oluşturarak veya daha düşük maliyetli hizmet sağlayarak tasarruf edebilirse, bu tasarruf ile yenilenebilir enerjiye veya trafik yoğunluğunu azaltmaya yönelik yatırım yapabilirler. Bu yatırımların uzun vadede insanların araba kullanmak yerine metroyu veya otobüsü tercih etmelerinde büyük bir etkisi bile olabilir.

Toplu ulaşım sistemleri mobil ve dijital hale geldiğinde, MasterCard’ın “aktif talep yönetimi” olarak adlandırdığı başka avantajlar da ortaya çıkıyor: Yolcuları, güne daha verimli bir şekilde yayma ve en yoğun trafiğin olduğu vakitlerdeki yolcu sayısını azaltabilme.

Fam, “Şehirlerde artan nüfusa baktığınız zaman çoğu şehrin ulaşım sistemlerinin, yoğunluğun da yoğunluğunu kaldırabilecek düzeyde tasarlandığını görebilirsiniz.” diyor. “Ancak bu yoğunluk zirvelerine pek çok şehirde çoktan ulaştı bile. Araştırmalara göre, en yoğun yolculuk zamanlarında seyahat eden yolcuların yüzde 5 ile 10’unu başka yöne yönlendirebilirseniz bu, bir metropol için yaklaşık 150 ile 200 milyon dolar arasında tasarruf anlamına geliyor.”

Bu tasarruf miktarı, belediye başkanlarının şehirlerini daha yaşanabilir hale getirebilmek adına yapacakları yatırımlara harcanabilir, böylelikle şehirleri iklim değişikliğine karşı daha dayanıklı kılabilir.

Bir şehirde işleyen bir sistem, çoğu zaman başka şehirlerde de işleyebilir.

C40’ın Ulaşım Yöneticisi Gunjan Parik, “Deneyimlerimizde göre, şehirlerin bazı uygulamaların nasıl işlediğini görmelerinin en iyi yöntemi, diğer şehirlerdeki örneklere bakmaları.” diyor. “Sonuçlara nasıl ulaşabileceğinize dair, kanıtlara dayalı bir temel oluşturarak yepyeni bir ağ oluşturmayı hedefliyoruz.”

Ancak Parik’in altını çizerek belirttiği gibi, özellikle belediye başkanlarının iklim değişikliği savaşında aldıkları önemli rollere bakıldığında, bu tür insiyatiflerde politik destek oldukça önemli.

Etiketler