Sırada Ne Var? Bir Cerrahın Sağlık Hizmetleri Tasarımının Geleceği İçin 3 Tahmini

Geçen aydan itibaren COVID-19 ile iki cephede mücadele ediyorum.

Birincisi hastanede. Ben bir cerrahım ve geçmişim operasyonlarla dolu olmasına rağmen, tıp uzmanlarının çoğu gibi COVID-19 hastalarına yoğun bakım sağlamak için görevlendirildim. Bu yeni işimde hastalara merkezi intravenöz hatlar yerleştiriyorum, ventilatörleri yönetiyorum ve bazen acil cerrahi müdahalesi yapıyorum. Ayrıca bu yeni iş; ekiplerle çalışmayı, yeni tedavileri test etmeyi ve en kısa zamanda yeni rollere adapte olmayı da beraberinde getirdi.

İkinci cephede ise meslektaşlarım ve mimarlık-tasarım firması HOK ile birlikte çalışıyorum. Bir pandemi sırasında ve ötesinde, tıbbi tesislerin nasıl yeniden tasarlanacağını anlamak için sağlık liderleriyle birlikte çalışıyoruz. Mevcut koronavirüs pandemisi ile mücadelede, mevcut tesislerin nasıl yeniden tasarlanacağını araştırırken; aynı zamanda yeni projelerin önümüzdeki on yılda nasıl gelişmeleri gerektiğini de düşünüyoruz. Tartıştığımız üç temel soru ve sağlık tasarımının geleceğine ilişkin tahminlerim şu şekilde:

Hangi Tasarım Stratejileri Hastaneleri Gelecek Pandemiler İçin Hazır Hale Getirecek?

Sağlık hizmetleri, esneklik baz alınarak köklü bir şekilde yeniden tasarlanacak. Somut olarak, bu birden fazla düzeyde gerçekleşebilir: Yatılı hasta bakım üniteleri, akut hastaları desteklemek için kolayca dönüştürülebilen evrensel odalar şeklinde tasarlanabilir; tüm kat segmentleri, izolasyon üniteleri segmentli havalandırma ile planlanabilir; tek hasta odaları kriz durumunda ikinci bir hastayı alacak şekilde tasarlanabilir.

Daha genel olarak ise, kongre merkezlerinin mevcut krizle başa çıkmak için tasarlanıp kullanılmasına benzer şekilde; hastane otoparkları gibi ilgili yapılar, hastalar için öncelik ve bakım ünitelerine dönüşebilecek şekilde inşa edilebilir. Esnek tasarım stratejilerinin geleneksel sağlık tesislerinin çok ötesine geçerek okulların, otellerin, ofis binalarının ve stadyumların tasarımlarını etkilemesini bekliyorum.

Telesağlığın Bu Kadar Hızlı İçselleştirilmesi Sürdürülebilir Mi?

Bu hizmet, COVID-19’un sağlık sistemlerindeki kalıcı mirası olacak. Gün geçtikçe birçok sağlık hizmeti sağlayıcısı, ofis ziyaretlerinin çoğunu sanal olarak yürütüyor. Medicare ve Medicaid Hizmetleri Merkezi’nin (ABD sağlık hizmetlerindeki en etkili güç) pandemi sebebiyle hastaların telesağlık hizmetlerine erişimini genişletmesi, bu değişimi sağlamak adına çok önemli bir adım oldu. Telesağlığın benimsenmesinin sürdürülebilir şekilde olması, gelecekte yerleşim şekillerimizi ve klinikler için talep edilen ortalama alanları değiştirecek. Ayrıca geleneksel sağlık tesislerinin dışında ne kadar sağlık hizmetinin sunulabileceğini yeniden düşünmemizi sağlayacak.

Yeterince Dikkat Çekmeyen Şey Ne?

Pandemi nedeniyle ortaya çıkan ırksal eşitsizlikler ürkütücü. Birden fazla eyalette; COVID-19 sebebiyle hayatını kaybeden Afrika kökenli Amerikalıların yüzdesi, hayatını kaybeden beyazların ve diğer ırkların yüzdesini büyük ölçüde aşmakta. Bu rahatsız edici eğilim bizi durdurup gelecekteki sağlık sistemi ve eşitlikçi bir toplum üzerine düşünmeye zorlamalı. Bu eşitsizliklerin birçok açıklaması var ve büyük olasılıkla, halk sağlığı göz önünde bulundurularak yeniden tasarlanması gereken diğer temel yapısal eşitsizliklerin de (konut, ulaşım, gıdaya erişim, hastanelere erişim gibi) ortaya çıkmasını sağlayacak.

Salgının sert gerçekleri sağlık sistemimizde birçok eksikliği ortaya çıkardı. Ancak COVID-19, günümüzün en acil sorunlarından bazılarını yaratıcı bir şekilde çözmek ve sağlık hizmetlerini daha iyi tasarlamak için benzeri görülmemiş bir fırsat yarattı.

Bu yazı Andrew M. Ibrahim tarafından yazılmış, DigitalTalks tarafından Türkçe’ye çevirilmiştir.

Etiketler