Albaraka Türk Dijital Kültür Sohbetleri’nde “Ödeme Sistemlerinin Geleceği” Konuşuldu

Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Yiğit Çağlayan ve iyzico Kurucu Ortağı & CEO’su Barbaros Özbuğutu’nun konuşmacı olarak katıldığı, moderasyonunu DigitalTalks’un kurucusu Ozan Tatar’ın gerçekleştirdiği, “Ödeme Sistemlerinin Geleceği” başlıklı Albaraka Türk Dijital Kültür Sohbetleri 26 Mart Salı günü Albaraka Türk Genel Müdürlüğü konferans salonunda gerçekleşti.

DigitalTalks olarak iletişim partneri olduğumuz bu sohbetteki değerli paylaşımlardan kimi bölümleri sizlere aktarmak istiyoruz:

Yiğit Çağlayan

  • Mastercard’da değişim nedir? Daha önce ana ölçüm alanı kaç tane kart olduğu, cironun ne kadarının Mastercard’dan geçtiği, kaç cihazın var olduğu vb metrikler. Fakat Mastercard bir değişim içine girmiş ve ben artık bir teknoloji firmasıyım demiş. “Teknoloji firması olacağım, bendeki datayı anlamlı bir şekilde kullanacağım, bu işi kart işi olmaktan çıkaracağım.” demiş. Teknoloji ve danışmanlık hizmetleri sunmuş. Datalar kullanılarak stratejiler, çeşitli stratejik çözümler vs. sunmuş… Tüm bunların en önemli çıktısı, firmanın değerinin 239 milyar doları geçmesi.

Barbaros Özbuğutu

  • Şu anda geldiğimiz noktada 34.000 üzerinde kurumsal müşteriye sahibiz ve 1.6 milyonun üzerinde tekil müşteriye hizmet sağlamışız. Geçtiğimiz sene %140 gibi bir büyüme yakaladık, bu sene de %150 gibi bir büyüme bekliyoruz. Her sene geleceğimiz ne olacak diye düşünüyoruz ve stratejik kararlar vermemiz gerekiyor.
  • Türkiye’de Amazon da ödemeleri iyzico üzerinden gerçekleştiriyor… “Ortalama kaç kart var, biz kaç kart sahibi kişiye hitap ediyoruz?” gibi soruları düşünüyoruz
  • Yaptığımız incelemelerde dijital ödemelerde kredi kartının kullanılmadığını fark ettik. Türk insanı dijital ortamda alışveriş yapmıyor, çünkü kandırılmaktan korkuyor; haklarını bilmedikleri için güvenemiyorlar ve dijital işlemlere soğuk bakıyorlar. Biz de bu sebeplerle korumalı alışverişi lanse ettik. 7/24 canlı destek sunuyoruz, üründe bir sorun olursa parayı iade edebiliyoruz. Gün geçtikçe tüketici tarafına daha çok dokunacağımız bir yere doğru ilerliyoruz.

Yiğit Çağlayan

  • Ödeme sistemleri daha karmaşık, kalabalık bir sistem haline gelecek. Yeni oyuncular bu alana girip pastadan pay almak isteyecek, dijitalin daha baskın olacağı bir ortam bizi bekliyor. Bunların fazları var; aklımız direkt temassız ödemeye gidiyor ama aslında her şeyden önce elektronik ticarete bakmamız lazım. Türk tüketicisi e-ticaret yapıyor, ancak yaptığını söylemiyor çünkü farkında değil. Vergi ödemelerinde online tahsilat var artık. Her segment, her kullanıcı bu alana geçiyor… Çevrimiçi ödemenin tüm kartlı ödemeler içindeki payı bu sene %21’lerde olacak, 2 yıl sonra %25’e varmasını bekliyoruz. Bu yüzden ciddi yatırımlar yapıyoruz bu alana.
  • Temassız ödemeler, QR kod ile ödemeler ne yöne doğru gidecek diye soruluyor. Bu konuda tek bir formül yok. Bu teknoloji büyüyüp gelişecek, ancak zamana ihtiyaç var. Tek bir çözüm tüm telefonlarda çalışmıyor. Hala öğrenme safhasındayız.
  • Şimdi teknoloji arka planı olan kişileri arıyoruz işe almak için. Durum artık çok karmaşık hale gelmiş durumda. Mastercard neden teknoloji firmasıyım dedi? POS ve ATM cihazlarına alternatif olacak başka bir ödeme yöntemi ortaya çıktığında Mastercard’ın değer önerisi zayıflayacaktı; bu nedenle, olası rakiplerimizden hızlı davranıp bu alanlara yatırım yapmaya çalışıyoruz. Daha nakit ortadan kalkmadı, plastik kartın kullanımının bitmesine de daha var. Hep nakitten pay almaya çalışıyoruz aslında, Türkiye’de nakit kullanım oranı %60’larda. Dijital büyüyecek, ama çeşitli kullanım şekilleri, biçimleri olacak. Bu uzun bir süreç olacak ama dijital görmeye giderek daha çok alışacağız.

Barbaros Özbuğutu

  • Ödeme bir evrim geçirdi ve bu devam ediyor. Nakit, çek, kart, dijital cüzdana dönüşen, “seamless” dediğimiz son nokta var. Ödemenin çeşitliliği önemli. Nakitten dijitale dönüşüme gitmemiz lazım. Nakitteki payları dijitale aktaracağımız zamana ilerliyoruz. Ödemenin en büyük avantajı ve dezavantajı müşteri alışkanlıkları, bunları değiştirebildiğimiz oranda yenilikleri uygulayabiliriz. Örneğin iPhone’dan önce de telefonlar vardı ancak iPhone ile alışkanlıklarımız çok ciddi şekilde değişti.

Yiğit Çağlayan

  • Bir takım istatistiklerde e-ticaretin yarıya yakınının web’den değil mobil cihazlardan geldiğini görüyoruz. Ancak mobil alışveriş yapan bir kullanıcı web kullanıcısından farklı olarak ödeme adımında sepeti sıklıkla terk ediyordu. Kullanıcı mobil cihazlara güvenmiyor, o ekranlara numaraları tane tane girmesi gerekiyor ve biz çıkarmamıza rağmen “3D Secure” deneyimi bozan uygulamalardan biriydi. Tüketicinin bu problemini çözmek istedik; bakınca gördük ki Amazon bu konuda bir icat yapmış. Kart bilgilerinizi bir kere girdikten sonra site içindeki satın alımlarda bilgileri tekrar girmenize gerek kalmıyor. Mastercard tüm dünyada markalardan bağımsız olarak işlem yapabiliyor. Bunun için ortak bir havuz yaptık. Bir kere kartınızı kaydettiğinizde tekrar bilgilerinizi girmeye gerek kalmıyor. Amacımız markadan bağımsız bir sistem yaratmak. BKM Express’e, bankaların cüzdanına rakip olmadık. Biz görünmez olmak istiyoruz; çünkü ödemelerin geleceği görünmez olmak. Müşteri bilgileriyle ilgilenmiyoruz, ve bilgilerin bir daha girilmemesi için entegre bir sistem yapıyoruz. Amaç zaten uygulama yapmamak, görünmez olmak… Şimdi sesle alışveriş üzerine çalışıyoruz, bunlar da görünmez, arka tarafta yaptığımız işler. Biz tüm kartları kabul ediyoruz Türkiye’deki pazar payımızın ötesinde bir pazar payımız var dijital ödemede.

Barbaros Özbuğutu

  • Avrupa Birliği aslında somut bir soruya cevap verdi: Bir işlem yapılıyorsa, banka sistemine dahil oluyorsam bu data kimin? Müşterinin. Bu oyuncuların bir şekilde standartlara uygun şekilde paylaşmasını öngörüyor. Bankalar bu standartları %60 oranında yerine getirmiş. Bunu Türkiye ile kıyaslarsak: Türkiye’deki regülasyon ise bunun tam zıt tarafında. Datayı kimseyle paylaşmayacaksın diye bir konu var regülasyonun içinde. Bankaların böyle dataları paylaşmaları regülasyona aykırı gibi görünüyor. Bu regülasyonların bu vizyon yönünde evrilmesi, değişmesi gerekiyor.

Yiğit Çağlayan

  • Avrupa’da bu süreç 15 yılın üzerinde sürdü. Bu her şeyi yerle bir edecek bir konu, o nedenle de 1-2 yılda olacak bir şey değil.

Barbaros Özbuğutu

  • Avrupa’da gelişmiş, oturmuş oyuncular var. Türkiye’de fintech sektörünün geçmişi henüz sadece 5 senelik. Sorumluluğu fintech sektöründe de görmek lazım. Tüm oyuncuların bu sorumluluğu yerine getirecek yapıları kurması lazım. Böyle regülasyon değişimlerinin daha sonraki zamanlarda yapılmasını daha doğru buluyorum. Bir noktadan sonra tüketicilerin hak ettikleri gücü geri almalarını önemli görüyorum.

Yiğit Çağlayan

  • Baskın (dominant) firmaların baskınlıklarını kıracağız dedi AB. Yeni oyuncular istiyoruz, bunun için de farklı alternatifler geliştireceğiz dediler. Hesaptan hesaba ödeme sistemi yaptılar mesela, anında hesaba geçiyor ve kart sistemleri takas komisyonu gibi komplikasyonları ortadan kaldırıyor. Ve bunu bankalar için zorunlu tuttular. İngiltere’deki “instant payment” firmasını bu nedenle satın aldık. Instant payment bir gün Türkiye’de de kredi ve debit kart ödemelerine bir alternatif olacak…
  • Sektördeki tüm çalışanlar olarak kendi payımızı korumak için daha fazla çalışmamız gerekecek. HSBC ayrı bir uygulama çıkardı örneğin, ayrı bir rekabete girdi. Bunlar Türkiye’de de gerçekleşecek ancak bu uzun bir serüven.

Barbaros Özbuğutu

  • Tüm bu rekabet içinde tüketici arka planda kalıyor. Bu regülasyonlar da bu konuyla ilgileniyor.
  • Şu an elektronik para ve ödeme kuruluşu olan 40’ın üzerinde şirket var. Tüm piyasaya baktığımızda, bizim olduğumuz alanda hizmet veren 7-8 şirket var. Büyüyen, daha yolun başında olan bir alandayız. Herkes kendi büyüme stratejisini yürürlüğe koyup takip edecektir. Bunlar tamamlandıktan sonra konsolidasyon olacağını düşünüyorum. Bankaların da kendini çok iyi geliştirdiğini düşünüyorum. Türkiye bankacılık açısından şampiyonlar ligi gibi.
Etiketler