PayPal Türkiye’deki Faaliyetlerini Geçici Olarak Sonlandırdı

PayPal’ın Türkiye’deki sitesine girerseniz karşınıza aşağıdaki bilgilendirme mesajı çıkıyor:

Türkiye’deki Müşterilerimiz İçin Önemli Bilgilendirme
PayPal olarak Türkiye’deki faaliyetlerimizi durdurduğumuzu üzülerek bildirmekteyiz.

6 Haziran 2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Türkiye’deki müşterilerimiz PayPal hesapları üzerinden para gönderme ve alma işlemi yapamayacaklardır.  Müşterilerimiz PayPal hesaplarına giriş yapabilir ve varsa hesaplarındaki bakiyeyi Türkiye’deki banka hesaplarına aktarabilirler.

Belirtmek isteriz ki, PayPal’ın önceliği her zaman müşterileri olmuştur. Ancak yerel düzenleyici kuruluşa yaptığımız lisans başvurusunun reddi ve ilgili kurumun Türkiye’deki faaliyetlerimizi durdurma talimatı doğrultusunda uygulamak durumunda olduğumuz bu karardan dolayı üzüntü duymaktayız.

Müşterilerimiz bilgi sayfasını ziyaret ederek bu sürecin kendilerini nasıl etkileyeceğine ilişkin detaylı bilgi alabilirler.

PayPal olarak tüm müşterilerimize bugüne kadar bizi tercih ettikleri için  teşekkürlerimizi iletmek isteriz. PayPal’a vermiş olduğunuz destek Türkiye’deki çalışanlarımız ve şirketimiz için her zaman önemli olmuştur.

Gelecekte Türkiye’deki müşterilerimize yeniden hizmet verebilmek için gerekli izinlerin alınması yönündeki çalışmalarımız devam edecektir.”

PayPal’daki ilgili yöneticilerle irtibata geçtik. Kendilerinden bir bilgi alabilirsek en kısa sürede bu yazımızı güncelleyeceğiz.

Dünyanın en önemli ödeme sistemlerinden PayPal’ın BDDK’dan lisans alamamış olması bizi gerçekten şaşırttı…

Güncelleme – 31 Mayıs 2016:

PayPal yöneticilerinden aldığımız bilgiye göre PayPal Türkiye çalışanları, ilgili süreç sonuçlanana dek olağanüstü izinli sayılacak.

Güncelleme – 2 Haziran 2016:

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı Mehmet Ali Akben, neden PayPal’ın lisans başvurusuna onay vermediklerini Anadolu Ajansı’na belirtti.

Akben, faaliyet izni başvurusu ile ilgili değerlendirme yapıldığını anlatarak, şunları aktardı:

“Şirketin, Kanunun 23. maddesi ve Tebliğin 16 maddesine (Kuruluşların birincil ve ikincil sistemlerini yurt içinde bulundurmaları zorunludur.) uyum için gerekli çalışmaları yapmadığı görülmüş, Şirket ile yapılan müteaddit yazışma ve toplantılarda bu durum dile getirilmiş ancak ‘Sistemlerin yurt içine getirilmesine ilişkin herhangi bir fizibilite çalışması yapmadıkları, sistemleri Türkiye’ye getirmenin teknik olarak mümkün olduğu ancak global şirket politikası gereği böyle bir tercihte bulunmayacakları, bilgi sistemlerini ve yedeklerini Türkiye’ye getirmeyi planlamadıkları ifade edilmiş.

Şirkete işlemin bir tarafının yurt dışında olduğu işlemler için Tebliğin 16. maddesi 4. fıkrasında tanımlanan istisnaları kullanarak daha minimal bir sistemle ‘cross border’ (sınır ötesi) olarak adlandırılan farklı bir faaliyet izni için başvurabilecekleri belirtilmiş, Şirkete nihai kararını vermesi için bir süre verilmiş ancak verilen süre zarfında firmadan herhangi bir geri dönüş olmamış ve faaliyet izni başvurusu olumsuz sonuçlanmıştır. Diğer taraftan, mevzuat setinin tüm firmalar için aynı olduğu ve bir firma özelinde herhangi bir istisna tanınamayacağı ve halihazırda çok sayıda ülkede faaliyet gösteren ve tek merkezden yönetilen birçok firmanın mevzuata uyum için gerekli yatırımları da yaptığını hatırlatmakta fayda var.”

Görülen o ki Av. Gökhan Bağcı’nın yazısında belirttiği gibi BDDK yetkisini bilgi sistemlerinin Türkiye’ye getirmesi yönünde kullandı. Biz de bu noktada sektörün içinden kimi yöneticilere şu soruyu yönelteceğiz: Bu çerçevede bilgi sistemlerinin yedekleri ile birlikte Türkiye’de tutulmasının anlamı ve önemi nedir?

Etiketler