Dikkat Çekici Dijital Bir Girişim: GPay

Bugün, Dikkat Çekici Dijital Girişimler başlıklı yazı dizimizde GPay Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Tuğberk Seçkin ile birlikteyiz.

Tuğberk merhaba, bize GPay’den kısaca bahsedebilir misin? Nasıl bir iş modeliniz var? Müşterilerinize ne gibi çözümler sunuyorsunuz?

Merhaba Ozan, GPay olarak dijital ve mobil platformlarda oyun sektörüne yönelik yenilikçi ödeme çözümleri sunuyoruz. Kendi gençlik çağımızda oyun oynarken yaşadığımız sorunları bugün bir business’a çevirdiğimiz GPay’de; insanların zaman ve banka bağımsız, dilediği şekilde oyunlara ödeme yapmasına olanak sağlıyoruz. İnsanların herhangi bir banka müşterisi olmak zorunda kalmadığı ve 7/24 oyun mücadelesine dahil olduğu, konforlu ve güvenli ödeme alt yapımız ile 80’den fazla oyun ve 100’den fazla oyun ürünü satan web sitesiyle çalışıyoruz. Söz konusu üye işyerlerimizle doğrudan entegre bir biçimde sistemlerimizi birleştirerek oluşturduğumuz ödeme alt yapısı üzerinde, kullanıcılara prepaid/debit/kredi kartı, mobil veya internet bankacılığı aracılığıyla Havale/EFT, ATM/Fiziksel noktalardan yükleme ve doğrudan satış, mobil ödeme, GPay hediye kartı gibi yöntemler sağlıyoruz. Bu da bizi 360 derece çözüm sunan bir yapı olarak ortaya koyar ki, bizi hem üye işyeri hem de son kullanıcı tarafında eşsiz yapan, diğerlerinden farklı kılan noktadır.

Nasıl bu işe girmeye karar verdiniz? Diğer sektörlere kıyasla finans daha regüle bir alan. Bu durum sizi korkutmadı mı?

Ben bugüne kadar hep değer yaratan ve yeninin peşinden koşan bir girişimci olmaya çalıştım. Gaming alanında satış yapan bir işin sahibi iken, kendi yaşadığımız ödeme sorunları üzerine bu alana girmeye karar verdik. İşin gülünç tarafı kurucu ortaklar arasında “finans” kökenli yok. Bu bildiğin üzere pek sağlıklı bir durum değil. Ayrıca belirttiğin üzere her fikri olanın gireceği bir alan hiç değil. Regülasyonlar, Türkiye’nin en ciddi çalışan kurumlarıyla birlikte olma gerekliliği, sektöre girişteki sermaye bariyerlerini vb. birlikte düşünürsen, “intihar” gibi 🙂

Açıkçası, başlangıç aşamasında Türk mantığıyla gözü kara davrandık ve analiz-geliştirme süreci ile işe giriştik. Ancak korkmaya başladığımız dönem çok çabuk geldi. Sahibi olmadığımız milyonlarca para üzerimizden akıyor, kendimizi bankalara ifade etmekte zorlanıyoruz, teknik bakımdan yaşayacağımız bir sıkıntının karşılığı anında finansal zarar oluyor…

Ancak bugün sorarsan, “iyi ki regülasyonlar var” diyorum. Bizi engellemekten çok düzenlemek ve merdiven altı kuruluşlardan bizi korumak için var olduğunu düşünüyorum. Buna inanmak istiyorum 🙂

Yanılmıyorsam şu an odağınızda tamamen oyun sektörü var. Bu konuyu biraz açabilir misin? Kısa ve orta vadeli planlarınızdan bahsedebilir misin?

GPay bugün için oyun ve dijital eğlence sektörüne hizmet veren bir e-cüzdan çözümü, evet. Bunda sektörü daha önceden tanıyor olmamızın etkisi büyük. En iyi bildiğimiz alan bu. Neredeyse dünyadaki tüm merchantları tanıyoruz. Tüm yaş grupları, tüm eğitim seviyeleri, tüm gelir grubundan gelen son kullanıcıların sorunlarını ve isteklerini çok iyi biliyoruz.

Büyümek, daha fazla endüstride olmak istemiyor muyuz? Çok istiyoruz. Ancak bu yapıyı değiştirmek için ya da daha doğru ifadeyle oyun dışı diğer alanlarda da hizmet vermek için iki temel şeye ihtiyacımız var. Birincisi daha fazla regülasyonu kucaklamak 🙂 İkincisi ise bizim titizliğimiz ile alakalı. Tüm diğer alanlara bir telaş içinde girmek, bizden daha güçlü ve tecrübeli yapılar arasında kaybolmak bizim tercihimiz olmaz. Her zaman tanıdığımız ve hizmet ettiğimiz kullanıcıların ihtiyaçlarına odaklanmak ve bundan kopmamak istiyoruz. Bugünün stratejisi ile vereceğim cevap şu: GPay; genç, teknolojiyi kullanan ve tüketen grubun harcama yaptığı her alana girecek ama emeklilere yönelik bir aracılık yapmayacak mesela.

Kısa vadeli planımız, 1,5 yılda ulaştığımız 780K’dan fazla kullanıcıyı 2017 sonu itibariyle 1 milyon seviyesine yükseltmek ve bu kitleye mobil uygulama üzerinden fiziksel harcama servisini sunmak. Bunun dışında İran, Azerbaycan, Ukrayna ve bir takım MENA ülkeleri olmak üzere cüzden altyapımızı yaymak çok heyecanlandığımız ve 2017 içinde hedeflediğimiz, yatırımlarına şimdiden başladığımız ikinci bir konu.

Orta vade için gittiğimiz ülkelerde lokalleşme ve güçlenme sonrasında bölgesel para transferi servisini sunmak keyifli olabilir. Dediğim gibi, yine bilmediğimiz bir alan değil. Yine korkarak yaklaşırız. Bildiğin üzere teknolojik yeterlik, pazarda müşteriye ulaşmak için tek başına yeterli değil.

GPay’de şu an kaç kişilik bir ekip var? Görev dağılımında biraz bahsedebilir misin?

GPay’in GPay olmasında en tartışılmaz noktalarından birisi ekip ve bu ekibin birbiriyle olan uyumu. İşin kendisi gereği zaten dinamik, eğlenceli ve teknolojinin merkezinde bir işimiz var. Evet finans biraz sıkıcı olabilir ama olsun 🙂

25,5 yaş ortalaması ile 6 farklı milletten 28 çalışanımız var. Üye işyerlerimizin yabancı olması doğal olarak bizi uluslararası çalışanları olan deyim yerindeyse güneş batmayan bir yapıya çeviriyor. Yerel saatle sabah 04:00’te Çin ile başlayan mesaimiz, akşam 18:00’de Kanada’nın mesaisinin başlamasıyla devam ediyor. İstanbul ve Eskişehir’de konumlanmış iki ofisimiz var. Eskişehir’de müşteri hizmetleri ekibimizi ve operasyon birimimizin bir kısmını bulunduruyoruz. İstanbul ise yönetim ofisimiz ve buradan IT ile birlikte iş geliştirme ve pazarlama faaliyetlerimizi yürütüyoruz.

Ekstra bilgi vereyim. Çok zor yeni çalışma arkadaşı buluyoruz. Büyük sıkıntı. Ödeme sistemleri alanında zaten yetişmiş personel yok. Bir nevi akademi gibiyiz. Gelen arkadaşımızın ekiple uyumu başlı başına ayrı bir hikaye. Çok dertli olduğum bir konu bu 🙂

Evet Tuğberk, ben de bu konudaki sıkıntıları yakından gözlemliyorum. Birçok şirket maalsesef bu konudan yakınıyor… Şu ana kadar bildiğim kadarı ile bir yatırım almadınız. Görüşmeleriniz devam ediyor mu? Bu çerçevede neler paylaşmak istersin?

GPay yayın hayatına başlarken diğer Fintechlere kıyasla çok komik bir yatırım aldı. Miktar ve ayni olarak hiç rekabetçi değil demek istediğim. Ama o sayede bugüne gelebildik. Mevcut durumda başabaş noktasında olduğumuz için çok da telaşlı değiliz.

Girişimciyiz. İştahla büyümek istiyoruz. Bunun için de tabii ki yeni yatırım lazım. O yüzden görüşmelerimiz nadiren yurt içi, yoğunlukla yurt dışı olmak üzere son hız devam ediyor. Yakın zamanda güzel haber vereceğiz diye düşünüyorum. Ama yatırımcı işleri de zor işler biliyorsun. Keyifli olduğu kadar, keyifsiz 🙂

Tuğberk verdiğin değerli bilgiler için teşekkür ederim. Eklemek istediğin başka bir konu var mı?

Biz yaptığımız işi ve kitlemizi çok seviyoruz. Onlar için gece gündüz çalışıyoruz. Birçok sürprizimiz olacak. Bizi takipte kalmaya devam etsinler isterim.

Son olarak bu güzel röportaj ve GPay’i bu yolculuğunda yalnız bırakmadığınız için DigitalTalks’a teşekkür ederim.

Ben teşekkür ederim Tuğberk. Çalışmalarnızda başarılar dilerim. Görüşmek üzere…

Etiketler