Bu E-Mail Startupı Gelen Kutunuzda Alışverişe Çıkmanızı İstiyor

Bundan birkaç yıl önce satın alma butonları sosyal ticarette büyük bir olay olarak anılıyordu. Tabii bu uzun sürmedi: Twitter Ocak ayında kendi satın alma butonunu kaldırdı ve Facebook da butonun çıkışından kısa bir süre sonra bu çabalarını sonlandırdı. Pinterest ve Instagram şu an için hala bu yolda ilerliyor ancak bu çabaların da başarılı olup olmadığı henüz kanıtlanmış değil.

Belki de bunun sebebi insanların aslında sosyal medya aracılığıyla alışveriş yapmak istememeleri; en azından şimdilik. Belki tüketiciler sosyal medya platformlarını yalnızca gezinme amaçlı kullanmayı tercih ediyor. Aslına bakarsanız pek çok kişinin satın al butonlarından haberdar olmama ihtimali de çok yüksek.

Pekiyi e-mail üzerinden alışverişe ne demeli? Herkes e-mail kullanıyor. Aslına bakarsanız sosyal medya ile beraber e-maili de hali hazırda favori markalarınızı takip etmek için kullanıyorsunuzdur. İşte tam da bu noktada Rebel devreye giriyor. İnteraktif e-mail startupı ilk olarak 2014 yılında RebelMail olarak ortaya çıktı ve haber bültenlerini üyeler özelinde iyileştirerek şirketlere tüketicilerin e-mail ile nasıl etkileşim kurduğunu takip etme fırsatı tanımayı amaçladı.

Mesela RebelMail’in teknolojisini kullanan bir eBay haber bülteni üyelere e-mail formatı üzerinden test yapma imkanı sunarken Home Depot müşterileri satın aldıkları ürünler ile ilgili değerlendirmelerini e-mail sayfalarını terk etmeden yapabiliyor. Rebel kurucusu Joe Teplow bu minik değişikliğin gelen ürün değerlendirmelerini ikiye katladığını belirtiyor. E-ticaret bazında ise RebelEmail aynı zamanda “Sepete ekle” özelliği de sunuyor. Teplow, bir Old Navy e-mailinin müşterilere ürünün fotoğrafını görme, istenilen renk ve beden seçeneklerini seçme ve ürünü sepete ekleme imkanı sunduğunu açıklıyor.

“Bunun her zaman çok iyi olduğunu biliyorduk. Pekiyi satın alma sürecini tamamen e-mail üzerinden yapamaz mıydık?”

Bugün Rebel, tam olarka bunu yapabilen RebelShop isimli yeni ürününü tanıtıyor. RebelShop ilk etapta yalnızca Shopify temelli e-ticaret platformları ile uyumlu olacak ve terk edilen sepet e-maillerine odaklanacak. Eğer bu sizde güvenlik açısından endişe uyandırdıysa RebelShop’ın yalnızca güvenli bağlantılar üzerinden kredi kartı bilgilerini kabul ettiğini, PCI uyumlu olduğunu ve e-mail yönlendirme koruması sunduğunu hemen belirtelim. (Yani bahsettiğimiz bu e-mailler yönlendirildiği anda geçerliliğini kaybediyor.)

Eğer e-mail üzerinden alışveriş yapma estetiği size pek sıcak gelmiyorsa aslında bu doğal bir şey. E-mail hiç seksi değil ve Teplow bunu çok samimi bir şekilde kabul ediyor. Ancak e-mail haber bültenleri açılış oranları ve beraberinde getirdiği gelir fırsatları çok farklı bir hikaye anlatıyor.

“İlk başladığımızda herkes, ‘Gerçekten e-mail üzerine bir şirket mi kuracaksınız? Ama e-mail ölüyor!’ diyordu. Ancak e-mailler her bir sosyal medya kanalının toplam sağladığı gelirden 11 kat daha fazla gelir sağlıyor. Markalar için en son sahip olunan kanal. Facebook üzerinden bir reklam açmak istiyorsanız dağıtım için bir bedel ödemeniz gerekiyor. Bu, bu şekilde yürüyor. Eğer bir e-mail listeniz var ise de… Tabii ki bunu oluşturmak zaman alıyor, ancak oluşturduğunuz anda o liste artık size ait oluyor.”

Teknik açıdan baktığınızda e-mailleri interaktif hale getirmenin de zorlukları oldu. “Webin çok büyük bir kısmını meydana getiren dil olan Javascript, e-mail üzerinden mümkün değil.” diyor Teplow. “Bu yazılım olmadan çok ciddi oranda kısıtlanıyorsunuz. Bununla birlikte her bir e-mail müşterisi farklı tepkiler verebiliyor.” Çoğunlukla bahsi geçen bu e-mail müşterileri farklı cihazlar üzerinden e-maillerine erişiyorlar. Bu da Teplow ve takımının ürününü pazardaki her bir cihaz üzerinde test etmesi gerektiği anlamına geliyor.

“Gerçek anlamda piyasadaki her telefona ve cihaza sahip olmamız gerekiyor. Gönderdiğiniz e-maillerin farklı cihazlarda nasıl göründüğünü bir ekran görüntüsü eşliğinde gösteren hizmetler tabii ki var, ancak bizimli interaktif olduğu için üzerinde oynayabilmemiz gerekiyor.”

Teplow’a göre bu süreçte karşılaştıkları en büyük zorluk ise yıllardır tıklanma oranlarına tapan e-mail pazarlamacılarını herhangi bir tıklanmaya ihtiyaç duymadan e-mail üzerinde daha uzun süre tutabilmenin aslında iyi bir şey olduğuna ikna etmekti.

“İşinin aslında hiçbir zaman bir tıklanma üretmek olmadığını farketmesi için bir pazarlamacının gerçekten çok inovatif olması gerekiyor. İşleri aslında çalışmakta oldukları iş için anlamlı bir etki yaratabilmek. Ve belki de bunu yapabilmek için bir tıklanma üretmeniz şart değil.”

Etiketler