Uber, Adidas ve Tesla İlerlemek İçin Stratejik İlişkileri Nasıl Kullandı?

Ne demişler, bir elin nesi var, iki elin sesi var. Dünyanın en başarılı şirketlerinden bazıları bu felsefeyi benimseyerek diğer inovatif beyinlerle stratejik ilişkiler geliştirerek evrimleşiyor.

“İnovatif ve Stratejik Ortaklıktan İşletmenizin Elde Edeceği Faydalar” isimli kitabın yazarı David Nour, “En ilerici şirketler bile sürekli işletmelerinin evrimi ile ilgili kafa yormak zorunda.” diyor. “Stratejik ilişkiler şirketlere işletmelerini ve evrimlerini yeniden değerlendirme fırsatı tanıyor.”

Nour’a göre buradaki en önemli kelime, ‘stratejik’ kelimesi. “Kimse durup dururken canı sıkıldığı için bir ilişki kurmaya kalkmaz. İlişkiler aslında kimse cevapların tamamına hakim olmadığı için kurulur. Bu işbirliği sonucunda nihai sonuçların daha akıllı, daha güçlü ve daha hızlı olması amaçlanır. Bu da yalnızca her iki taraf da birbirinin başarısına yatırım yaptığı zaman gerçekleşir.”

Diğer Şirketlerle İlişkiler

Diğer şirketlerle olan stratejik ilişkileriniz ortaklıklarınızdan farklıdır. “Ortaklıklar etkileşimseldir. Stratejik ilişkiler ise dönüşümseldir. Kendi başınıza yapamayacağınız bir şey yaratmış olursunuz.”

Hilton ve Uber son zamanlarda turizm sektöründe bir değer oluşturmak için güçlerini birleştirmiş. Hilton odalarında renkli televizyon sunan ve oda servisi hizmeti başlatan ilk otel olması ile gurur duyan bir kurum, ancak yöneticiler bunların artık milenyum kuşağı kitle için etkileyici şeyler olmadığının farkında. Şirket duvarlarının dışına çıkmak durumunda kaldı.

Uber’in pazardaki büyümesini fark eden Hilton, oteli Uber’in uygulaması üzerinde tavsiye edilen bir destinasyon olarak sunan yeni bir hizmet yarattı. Nour, “Güçlerini birleştirerek iki şirket de daha önce var olmayan bir değer yaratmış oldu. Başka bir deyişle bir otel ile farklı etkinlikler arasındaki ya da bir havaalanı ile bir otel arasındaki alan anonim, boş bir arazi gibiydi. Şimdi ise bu alan her iki markanın kusursuz bir uzantısı haline geldi.”

Çalışanlarla İlişkiler

Stratejik ilişkiler aynı zamanda şirketler ve çalışanları arasında da meydana gelebilir. 2015 yılında Adidas yeni CEO’su Mark King eşliğinde işletme modelinde bir yeniliğe giderek çalışanlarından markayı ileri götürecek fikirler üretmelerini istedi. Yaklaşık 500 uygulanabilir proje teklif edilirken kazanan fikir yalnızca 3 kelimeden oluşuyordu: Koşucular için Netflix.

A year later, Adidas launched Avenue A, a subscription service for runners that delivers a box of items curated by well-known runners, such as fitness instructor Nicole Winhoffer.

Bundan bir yıl sonra Adidas, tanınmış koşucular tarafından hazırlanan, bir kutu dolusu ürünün iletildiği koşuculara özel üyelik hizmeti Avenue A’yi piyasaya sundu.

Nour, “Avenue A, markayı spor giyim ve ayakkabı şirketi profilinin yarattığı rahatlık alanından çıkartarak özel bir perakende alanına itti.” diyor. “Ortaya çıkan bir ordu sayesinde Adidas şimdilerde bu taktiği işinin diğer alanlarında da uyguluyor.”

Müşterilerle İlişkiler

Tesla, şirketini kullanıcı deneyimi konusunda ciddi oranda bilinçli olarak ve sürücülerle ilişkiler kurarak evrimleştirdi demek mümkün. Eylül 2015’te şirket, geleneksel SUV’ler ile rekabet edecek olan elektrikli spor aracı Model X’i piyasaya sürdü.

“Tasarımın her bir parçasında günümüz minivanları ve SUV’leri ile ilgili gelen şikayetlerin tamamı dikkate alınmış. Sadece şahin kanatlı kapıları bile muhteşem bir zerafet eşliğinde birden fazla şikayeti çözüyor. Belli ki Tesla’nın fazlasıyla zeki mühendisleri var, ancak şirketin aynı zamanda geleceğini müşterileri ile birlikte yarattığı ve müşterilerin ihtiyaçlarına göre inovatif ve radikal sonuçlar ürettiği de ortada.”

Stratejik Bir İlişki Nasıl Kurulur?

Nour’a göre başka bir şirketle stratejik bir ilişki kurabilmek için çalışanlarınızın ya da müşterilerinizin beş şeye ihtiyacı var.

1. Stratejik düşünce: Stratejik ilişkiler sadece tekrardan ibaret değil. “Çoğu zaman şirketler yeni bir ürün, yeni bir renk ya da yeni bir tat bularak inovasyon gerçekleştiriyor. Başka bir deyişle aynı şeyi biraz daha iyi yapıyorlar. Çok az şirket bunu içgüdüsel olarak iyi yaparken daha da azı yıkıcı etki yaratabiliyor. Olay eski şeyleri demode hale getirebilecek yeni şeyler yaratabilmekte.”

Nour, şirketlerin kendilerine şu soruyu sormalarını öneriyor: “Eğer ben sizin en büyük rakibinizsem sizi nasıl yıkabilirim?”

2. Vizyoner bir lider: Harika şirketler statükoyu savunmak yerine ona meydan okuyan vizyoner liderlerle yola koyulurlar. “İşletmeler sürekli evrimleşmeli ve temelden değişmelidir. Hiçbirimiz cevapların tamamına hakim olmadığımızı kabul edemiyoruz.”

3. Farklı bir bakış açısı: Genelgeçer misyonunuza, vizyonunuza ya da rakibinize bambaşka bir bakış açısı getirecek üçüncü bir partiye ihityacınız olabilir.

Söz konusu ortak bir başarıya ulaşmaksa her bir tarafın kendinden bir yap-boz (puzzle) parçası getirmesi ve tarafların birlikte farklı bir şey yaratması gerekir.

4. Üst yönetimin desteği “Eğer işinizi yeniden yaratmak yönetimin en önemli üç önceliğinden biri değilse bir bakmışsınız işinizin altındaki halı başkaları tarafından yarın bir gün çekilmiş.”

5. İcradan (execution) sorumlu bir kişi: Birinin projeden sorumlu olması, neyin işe yaradığını tespit etmesi ve bir prototip yaratması gerekiyor. “Kaynaklarınız konusunda gerçekçi olun. Ne kadar zaman alacak? Bir stratejik ilişkinin ne gibi kaynaklara ihtiyacı var? Kilometre taşlarınız ve metrikleriniz neler? Projeyi pazara nasıl taşıyacaksınız?”

Nour, pek çok güzel fikrin daha başlamadan bittiğini söylüyor. “Gelişme, her zaman mükemmeliyetçilikten üstündür.”

Etiketler